“Kapitalizme karşı sosyalizm ile mücadele edersin” – Black Lives Matter ve Sosyalist Mücadele

Black Lives Matter protestoları, Londra. (Fotoğraf: Mary Finch)

Paylaş

Sosyalist Parti (İngiltere ve Galler- CWİ) Genel Sekreteri Hannah Sell tarafından yazılan bu yazı, dünya’da gelişen Black Lives Matter hareketini ve neden ırkçılık olmadan kapitalizmin olmayacağını değerlendiriyor.

Mevcut Black Lives Matter (BLM) hareketi, 1960’lardaki Sivil Haklar hareketinden bu yana ırkçılığa karşı en büyük protesto dalgasıdır. Bu hareketin en radikal liderleri, Malcolm X’in de söylediği gibi “ırkçılık olmadan kapitalizm olmaz” sonucunu çıkardı ve bu da sosyalizm için savaşmak anlamına geliyordu.

Kara Panterlerin lideri Fred Hampton olayı şöyle özetliyordu: “Irkçılığa karşı ırkçılıkla savaşılmaz. Biz ırkçılığa karşı dayanışma ile savaşıcaz.  Biz diyoruz ki, kapitalizme karşı siyah kapitalizm ile mücadele edemezsin; kapitalizme karşı sosyalizm ile mücadele edersin.”

Bugün dünya daha farklı. Gezegendeki en güçlü kapitalist ülke olan ABD’nin siyah bir Başkanı olmuştur, ve örneğin bir çok büyük şirket de BLM hareketi ile dayanışma ilan etti. Ancak geçmiş dönemdeki temeller bugün de aynı. Irkçılık kapitalizmin özünde var.

Kapitalizm, bir avuç insanın kârını maksimize ederek ve çoğunluğun sömürülmelerine dayanan kör, plansız bir sistemdir.  Bugün, Oxfam’a göre dünya’daki en zengin 85 kişi dünya nüfusunun en yoksul yarısından daha fazla zenginliğe sahip. Bu listede beyaz erkeklerin baskın olmasına rağmen, bir siyah Afrikalı da içerir.

Ancak bu insanların toplumdaki rolleri öncelikle renklerinden kaynaklanmaz. Onlar, çıkarları ırkçı kapitalist sistem ile sıkı sıkıya bağlı ufacık bir grup olan ulta-zenginlerdir. 

Dünyanın en zengin adam Jess Bezos, BLM ile ‘dayanışma’ içerisinde olduğunu ilan etti. Ancak bu çalıştırdığı işçilerin yüzde 65’i siyah ya da asyalı olan Bezos’un kârını arttırmak için şirketindeki işçilerin yoğun emek sömürüsü üzerine çalıştırması gerçeğini değiştirmez.

İngiltere ve ABD gibi ülkelerde kapitalistlerin kârları yükselirken, nüfusun büyük çoğunluğu olan işçi sınıfı on yıllar boyunca bu artan kardan payını almadı.

Bu dönemde siyah ve asyalı işçiler orantısız bir şekilde etkilendi. Koronavirüs pandemisi bunu daha apaçık bir şekilde gözler önüne serdi – siyah ve asyalı insanların virüsten ölme olasılığı daha yüksektir. Bunun sebebi, siyah ve asyalıların çoğunluğunun maskesiz ve diğer güvenlik önlemleri alınmadan çalıştırılması ve kalabılık ve küçük evlerde oturmasıdır.

Aynı zamanda, polis şiddeti ve vahşeti, özellikle genç siyah ve asyalı erkekler için hayatın bir gerçeği olmaya devam etmektedir.

Kapitalist sınıf toplumlardaki ufak bir azınlıktır, ve toplumsal zeminlerini ve dolaysıyla güçlerini korumak için bu sınıf ‘böl ve yönet’ taktiğini uygular. Örneğin, kapitalistler İngiltere’deki işçilere maaşlarının düşük olmasının sebebinin patronlar dışında herhangi biri olduğuna inanmayı teşvik ediyorlar.

Irkçılık, kapitalizmin bütün tarihi boyunca kapitalistler için böl ve yönet taktiğinin en merkezi parçasıdır. Karl Marks ünlü bir şekilde kapitalizmin “tepeden tırnağa, her gözenekten, kan ve toprakla damlayan” bir varlık haline geldiğini söylemiştir. Burada öncelikle kapitalizmin temellerini atan köle ticaretinin dehşetinden bahsediyordu.

Kölelik ticareti ile birlikte Afrika halklarının köleleştirilmesini haklı çıkarmak için tasarlanmış olan ırkçı propaganda gelişti. Irkçı fikirler daha sonra emperyalist güçler tarafından dünyanın büyük bir kısmının sömürmesini haklı çıkarmak için uyarlanmıştı.. Doğrudan sömürge yönetimi, yirminci yüzyılda gezegeni kasıp kavuran muhteşem devrimci bağımsızlık hareketlerinin bir sonucu olarak sona erdi. Ancak acımasız ekonomik sömürü halen devam ediyor.

Kapitalizm, ulus devletlere ve bununla birlikte kapitalistlerin toplumsal zeminlerini koruması için ulusal bilince gerek duyan bir sistem. İngiltere’deki Bristol halkının Bristol rıhtımının dibine attığı köle tüccarı Edward Colston’ın heykeli, ölümünden ancak 170 yıl sonra oraya dikildi. Bu, Viktorya dönemi kapitalizminin kendi işçi sınıfını sömürmesi ve Britanya emperyalizmin dünya’yı sömürmesini haklı gösteren bir tarih icat etme kampanyasının bir parçasıydı.

Kapitalizm ve Irkçılık

Malcolm X, kapitalizmin ırkçı olmaktan asla vazgeçmeyeceğini söylerken haklıydı. Bugün kapitalizm derin ekonomik kriz içinde ve artan ulusal gerginliklere sahip bir sistem, yani toplumu her zamankinden daha az ileriye götürebilir.

Ancak dünya çapında hızla yayılan BLM hareketi, yeni bir dünya inşa etmek için yeni jenerasyonun kararlılığını gösteriyor. Hareket, enternasyonalizmi ve ezici bir çoğunlukla işçi sınıfı ve çok ırklı karakteriyle öne çıkıyor. Bu, kapitalizme alternatif arayışında önemli bir adımdır.

Ancak zenginliği ve gücü küçük kapitalist elitin elinden alarak ırkçılıktan arınan yeni bir toplumun temelini atmak mümkün olabilir.

Dünya ekonomisine hakim büyük şirketlerin ve bankaların işçilerin demokratik kontrolü ve yönetimi altında alınması, Britanya’da ve tüm dünya’da kurulacak olan sosyalist planlı ekonomi herkes için iyi bir gelecek sağlayabilecek – ve bu iyi konutlar, iyileştirilmiş ücretler ve ücretsiz eğitimle başlayacaktır.

Böyle bir programı benimseyerek, gelecek nesil devlerin omuzlarında durabilir ve Malcolm X ve Kara Panterler’in başlattığı şeyi tamamlayabilir.

Orijinal Yazı: https://www.socialistworld.net/2020/06/13/you-fight-capitalism-with-socialism-blm-and-socialist-struggle/


Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir